7 Eylül 2009 Pazartesi

Son Bahar


Aslında bu dizinin izleyicisi, takipçisi falan değildim. Dizifilm.com'culardan öğrendiğim kadarıyla konuyu biliyordum tabii az biraz da karakterleri. Tabii zamanında ranini'nin de bloğunda bol bol okumuştum dizi hakkında. Bu akşam kanallar arası gezerken ve sıkıntıdan da patlamak üzereyken jeneriğine denk geldim. Hah dedim otur izle, kendi kendime. Yönetmeni değişmiş, Adnan Güler yönetiyormuş. Yapımcı Faruk Turgut'la önceden de çalışmışlar, Büyük Yalan ve Vazgeç Gönlüm dizilerini de yönetmiş. Senarist Mahinur Ergun da önceden Haziran Gecesi'ni yazmıştı Gold Film için.


Senaryoda bir kaç pürüz hemen dikkatimi çekti ama bunu yazmadan önce, sezon finalindeki gelinkli Nursel'in Galip ve Sabiha'ya şarjör boşalttığı sahneyi yazmak istiyorum. Belki de yönetmen çok çabalamış emek sarfetmiştir ama ben hayatımda bu kadar yapay bir silahlı saldırı sahnesi gördüğümü daha anımsamıyorum. Bana çok yapay ve kolpa geldi. Bu konularda teknik anlamda bir bilgim yok, sıradan bir izleyici olarak bana hiç geçmediğini söylemem lazım. Ayrıca o sahnede, herkes bebeğe siper olmuşken, bebeğin eline kurşun nasıl isabet etti anlayamadım.


Senaryoda en tuhafıma giden detay bebek Kerem'in 1. doğumgünü için Galip Pazar günü diyordu, hatta pazar olan yemeği Cumartesine aldırmıştı, ancak yeni sözlü çift doğumgününün cumartesi olduğunu söyledi, böyle de bir mantık hatası yakaladım.


Oyunculara gelince, Erkan Petekkaya'ya özel bir ilgim, hayranlığım yok, yeni saç kesimini beğendiğimi belirtmeliyim. Ancak kariyer anlamında çok ciddi hatalar yaptığını düşünüyorum, Serseri ve Köpek'teki iki farklı karakterin üstüne Beyaz Gelincik'teki Ömer Aslanbaş üçüncü farklı karakter olması nedeniyle güzel bir farklılık katmıştı, ancak sonrasında Sessiz Fırtına ve Son Bahar'da da hep aynı tiplemeyi oynamaya başladı yani 2005'ten beridir aynı kalıbın içine sıkıştı. Genel anlamda zayıf bir fiziğe sahip olmasına rağmen ayva göbeğine sahip, havuzda yüzdüğü sahnelerde yönetmen bu göbeği çekmesin diye ona tuhaf hareketler dalışlar yaptırdı durdu.


Ayça Varlıer, Binbir Gece'nin Şehrazat'ına benzer bir tipleme çiziyor ama kesinlikle Bergüzar Korel'den daha iyi çiziyor bu tiplemeyi genel anlamda başarılı. Taa Kurşun Yarası'ndan beri bildiğim ve sevdiğim Ahmet Mümtaz Taylan da başarılıydı her zamanki gibi, ah biraz da zayıflasa. Çocukluğumda Baba Evi'nin Bilge'siydi, Sevinç Erbulak, o da artık orta yaşa yelken açmış. Yıllar sonra onu görmek de güzel bir moral oldu bana. Dizinin yeni transferleri son olarak Annem dizisinden anımsadığımız, Seda Akman ve Gold Film'in bir diğer dizisi Şöhret'ten anımsayacağımız Atilla Saral. Atilla Saral'a Erkan Petekkaya ile olan sahnelerinde hayran kaldım. Netten doğum tarihine baktım her iki oyuncunun da, Atilla Saral tam 43 yaşında, Erkan Petekkaya ise 36 yaşında. Ancak Atilla Saral halen taş gibi, Erkan Bey ise kendisini salmış durumda, yeminle Atilla Saral'dan daha büyük gösteriyor.


Senaryo ve gidişatla alakalı fazla ahkam kesemeyeceğim ama son derece ağır tempolu bir bölümdü onu ben de fark ettim. Dizifilm.com'cular ise çok ağır ve sıkıcı bulmuşlar hatta reytingin düşeceğine de emin gibiler. Hadi bakalım hayırlısı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder