13 Kasım 2009 Cuma

Size de daral geliyor mu bunları izlerken?

Hafta içi bir kaç tane yerli diziye göz atayım dedim. Ezel haricinde bu sezon düzenli ya da gününde takip ettiğim dizi yok, biraz bakayım dedim neler olup bitmiş.

Mutlaka biliyorsunuzdur dizi takipçileri, Yaprak Dökümü Ocak'tan da Haziran'a sarktı. Senarist Ece Yörenç dizi roman uyarlaması olmasa 11 sezon daha yazardık falan diye sallama bir beyanatta bulunmuş. İlk 2 sezonda keyifle izlediğim dizi 3. ve 4. sezonlarda sürekli konu tekrarına düşerek vadesini çoktan doldurdu, bitsin artık diye gün sayarken bir de 11 sezon uzaması kabus olurdu.

Gelelim beni daraltan aksiyonlara.

* Yaprak Dökümü'nde Ali Rıza'nın her türlü felaketten sonra "Biz bir aileyiz" diye saçmalaması. Ki aile bireylerinin hayatı Brezilya dizilerinin kahramanlarını aratmıyor.

* Ezel'de Eyşan'ın sürekli "Siz hiç..." le başlayan dış sesi, hesapta vicdan muhasebesi olması gereken duygu sömürüleri. Daha 6. Bölümden baydı.

* Aşk-ı Memnu'da Nihal'in bitmek bilmeyen obsesif düzeydeki Behlül takıntısı.

* Küçük Kadınlar'da kızların başına bölüm başına 3574 felaket gelmesi.

* Yeni yayından kalkan Nefes dizisinde aynı aileden 3 tane adamın aynı kadına aşık olmaları. Naz Elmas hoş bir bayan ama bu kadarı fazla.

* Melekler Korusun'da ana karakter İpek'in sürekli bıy bıy bıy şeklinde konuşması.

Bu liste uzar gider.

10 Kasım 2009 Salı

Döndüm !!!

Ekim ayı bana biraz uğursuz geldi, baş ağrılarım peşimi bırakmadı, stresliydim, okulda çok yoğundum, bitti geçti gitti kurtuldum.

Kasım ayıyla birlikte iyi ki doğdum, gördün mü 25 oldum sevgili blogger; (sevgili günlük der gibi oldu bu da) yine başkanın deyimiyle über zıçmık yorumlar ve yazılarla buralarda olacağım, ya da yine olmaya çalışacağım diyeyim.

O değil de ankette oy kullanamadan anketim bitmiş, Ezel kazanmış. Hadi bir itirafta bulunayım, Ezel kazansın çok istedim, ama tek bir oy kullanmadım ankette ;)

Şimdilik bu kadar ;)